Bozuk piyano tuşları gibiydi aşk.parmakların kanasa bile sesini çıkaramazdın.
Bense o kadar inandırmıştımki kendimi,kendi kendime ne zaman dokunsam tuşlarına sen benimle konuştun sandım.
Besteler yaptım,aşk şarkıları yazdım,her seferinde daha da aşık oldum hiç tanımadığım melodik sese.
Farkedemedim.. Sen bana hayatın gösterdiği en büyük halüsinasyondun.
Ve ben ,sana bir çocuğun annesinin kollarında hissettiği kadar güvendim.
Sonra sonra kabullendim,sen olmasanda vardın,BENİMSEN vardın.Benimdin. kendi kendime müzik kutusu hediye ettim bigün. sırf içindeki balerin sen,her açtığımda çalan o melodide sen ol diye.yalnız olalım,kapatınca kimse bulamasın istedim.Kalbim gibi.
İkimizi o kutuya kilitledim. Ve bi gün aşkımızın kilidi içinde kırıldı.
Sinirlenip parçalara ayırdığım gün seni benden aldılar.
Nasıl gördüler seni,nasıl duydular?Nasıl aldılar benden?İnanamadım.
O kadar kötü parçalara ayırdım ki bizi,kendimi birleştirirken kalbimin boşluğuna seni koydum,bu sefer olmadı.
Müzik kutum kırıldı.Sen dansetmedin.Bense bi daha hiç çalmadım.
Affet .
Ben bizi kırdım.
Ölümle hayat kadar acımasız,kesin,ve normaldi herşey aslında.
Nefret kadar keskin.Aşk kadar kör. Farkına varamadım.